
Fransa’dan İspanya’ya yayılan gösteriler hükümetleri erken seçim ve olağanüstü önlemler almaya zorlarken, protestoların kıta geneline yayılması bekleniyor.
Avrupa genelinde gençler, artan hayat pahalılığı, derinleşen barınma krizi ve eğitim sistemindeki aksaklıklar nedeniyle meydanlara çıkıyor.
Fransa’dan İtalya’ya, İspanya’dan Balkanlar’a uzanan eylemler, kitlesel grevler ve polisle yaşanan sokak çatışmalarıyla kıta çapında genişliyor.
Ekonomik darboğaz ve geleceksizlik hissi kıtadaki genç kuşak arasında kitlesel bir öfkeye dönüştü.
Eylemciler, kamu harcamalarındaki kısıtlamalara ve temel hakların piyasalaşmasına tepki gösteriyor.
Fransa’da eylemler, geçen ayın sonunda ders yılı başladıktan bir hafta sonra liselilerin öncülüğünde patlak verdi.
Öğrenciler yetersiz öğretmen sayısı, harap sınıflar, uzun okul saatleri ve şeffaf olmayan üniversiteye giriş sistemini hedef aldı.
Süreç ilerledikçe Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasına yol açan ABD bombardımanının ardından artan akaryakıt fiyatları, genel hayat pahalılığı tepkilerini körükledi.
Genel Emek Konfederasyonu (CGT) ile Sarı Yelekliler hareketi, çiftçiler ve kamu çalışanları da öğrencilerin çağrılarına katıldı.
Yalnızca tek bir günde katılımcı sayısı yarım milyona yaklaştı.
Hükümet gerilimi düşürmek için 3 bin sözleşmeli öğretmen görevlendirileceğini, harç zamlarının iptal edildiğini ve belirli sektörlere petrol sübvansiyonu sağlanacağını duyurdu.
Ancak Paris başta olmak üzere birçok şehirde çatışmalar sürdü; bir grup gösterici Louvre Müzesi’nin girişini kapattı.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron sokakların yağmalanmasını “katlanılamaz” olarak nitelerken, Başbakan Sébastien Lecornu belirli bölgelerde sokağa çıkma yasakları uygulanmasını istedi.
İBER YARDIMADASI’NDA FAHİŞ KİRALARA KARŞI PROTESTOLAR
İspanya’da eylemleri, Madrid’de bir yatırım fonunun kirasını yüzde 230 artırması sonucu evinden tahliye edilen 87 yaşındaki Maricarmen Abascal’ın hastaneye kaldırıldıktan iki hafta sonra yaşamını yitirmesi tetikledi.
Kira dondurma ve oda kiralama piyasasının denetlenmesini talep eden gruplar, 11 Kasım için genel grev çağrısı yaptı.
El Pais gazetesinin haberine göre Başbakan Pedro Sánchez’in tahliyeleri 2030’a kadar yasaklamayı öngören acil konut tasarısı parlamentodaki sağ ve aşırı sağ partilerce reddedildi.
Sánchez, reformları geçirebilmek için seçmenden yetki isteyerek 29 Kasım’da erken seçime gitme kararı aldı.
Portekiz’de ise resmi verilere göre 2015 ile 2024 yılları arasında konut fiyatları AB ortalamasının yaklaşık iki katı hızla artarak ikiye katlandı.
Lizbon’daki Rossio Meydanı ve Porto’daki Dom João I Meydanı’nda çadır kuran yüzlerce kişi polis müdahalesiyle karşılaştı.
İspanyol haber ajansı EFE, Porto’daki tahliye sırasında yaklaşık 40 kişinin yaralandığını bildirdi.
Lizbon ve diğer kentlerde toplanan göstericiler, ücretlerin kira bedelleri karşısında eridiğini dile getirdi.
İTALYA’DA YAĞMALAR YAŞANDI, BELÇİKE BÜTÇE KESİNTİLERİNE TEPKİLİ
İtalya’da sendikaların çağrısıyla Roma’da 100 bin kişi yürürken, Milano, Torino ve Bologna gibi kentlerde şiddetli çatışmalar görüldü.
Milano Belediye Başkanı Giuseppe Sala son on yılda benzer bir tablo görmediğini söylerken, ülke genelinde en az 141 polis yaralandı ve 160 kişi gözaltına alındı.
Milano’daki Duomo Meydanı çevresindeki dükkanlar ile Torino’daki bir kitabevi yağmalandı.
Başbakan Giorgia Meloni şiddeti sol grupların meşrulaştırmaya çalıştığını öne sürdü; ana sendika CGIL ise 20 Kasım için genel grev kararı aldı.
The Guardian gazetesinin haberine göre Belçika’da Fransızca Konuşan Öğrenciler Federasyonu (FEF), Valon-Brüksel Federasyonu’nun onayladığı yaklaşık 500 milyon avroluk bütçe kesintisine karşı sokağa çıktı.
FEF Başkanı Lenaïk Dumont, öğrencilerin burslarını korumak için belirli kredileri hızla tamamlamasını şart koşan reforma karşı durduklarını söyledi.
Dumont, “Eğitim bir ayrıcalık değil, haktır; üniversiteye erişim borçlanma gücünüze bağlı olmamalıdır” sözleriyle durumu özetledi.
HOLLANDA VE BALKANLARDA DA HAREKETLİLİK VAR
Hollanda’da üniversite öğrencileri Gazze ile dayanışma eylemlerinin ardından tepkilerini askeri harcamalara ve bütçe kesintilerine yöneltti.
Hollanda Ulusal Öğrenci Birliği (LSVb) Başkanı Evy Kras, zorunlu askerlik ihtimaline ve silahlanmaya karşı 20 Kasım’da ders boykotu planladıklarını belirtti.
Kras, 2015’te kurulan borç sisteminin öğrencileri 40’lı yaşlarına kadar borç ödemek zorunda bıraktığını kaydetti.
Arnavutluk’ta Başbakan Edi Rama hükümetine karşı yürütülen eylemler Yüksek Mahkeme ve Eğitim Bakanlığı binalarına verilen zararlarla sürdü.
Göstericiler yolsuzluk ve işsizliğin yanı sıra Jared Kushner’in desteklediği lüks kıyı turizmi projesini hedef aldı.
Sırbistan’da ise Novi Sad tren istasyonundaki beton saçak çökmesi sonucu 16 kişinin ölümüyle başlayan iki yıllık protesto dalgası erken seçim kararıyla sonuçlandı.
GENÇLER SİYASETÇİLERE GÜVENMİYOR
Öte yandan Avrupa İstatistik Ofisi verilerine göre, AB genelinde 25 yaş altı genç işsizliği ağustosta yüzde 15,4 seviyesinde ölçüldü. Bu oran genel nüfustaki yüzde 6,1’lik işsizliğin oldukça üzerinde kaldı.
Kıtada 15-29 yaş arası gençlerin yüzde 24,2’si yoksulluk veya sosyal dışlanma riskiyle karşı karşıya yaşıyor.
El Pais’e konuşan Oxford Üniversitesi’nden siyaset bilimci Tim Vlandas, yaşlanan nüfusun tüketim ve emekli maaşlarını önceleyen politikaları teşvik ettiğini belirterek bu durumu “gerontonomi” olarak adlandırıyor.
Yapılan kamuoyu araştırmaları, Fransa’da 30 yaş altı seçmenlerin yüzde 74’ünün siyasi temsil mekanizmalarına inanmadığını gösteriyor.
Bu oran İtalya’da yüzde 69, İspanya’da ise yüzde 59 düzeyinde seyrediyor.
Avrupa Öğrenci Birliği (ESU), kıta genelinde öğrenci hareketlerinin son dönemde hızla yayıldığını ve onlarca ülkede kitlesel protestolar düzenlendiğini belgeliyor.
AVRUPA HÜKÜMETLERİNDEN FRANSA İÇİN PEŞ PEŞE SEHAYAT UYARILARI
Şiddet olaylarının ardından güvenlik koşullarının kötüleştiğini belirten çok sayıda Avrupa ülkesi, Fransa’ya seyahat eden vatandaşlarına gösterilerden ve kalabalık alanlardan uzak durma çağrısı yaptı.
Başkentler, yolcuların yerel makamların talimatlarını yakından izlemesini ve azami dikkat göstermesini istedi.
İtalya, yurttaşlarına kitlesel toplanma alanlarından kaçınmalarını tavsiye ederken olası bir acil durumda yer tespiti yapılabilmesi için Fransa’daki varlıklarını resmi internet sitesi veya uygulama üzerinden kaydetmelerini istedi.
Almanya ise yeni ayaklanma dalgalarının dışlanamayacağını vurgulayarak polis talimatlarına uyulması gerektiğini duyurdu.
Alman makamları, yetkilendirilmeyen gösterileri terk etme emrine uymayan kişilerin para cezaları veya tazminat davalarıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısını paylaştı.
Çekya Dışişleri Bakanlığı güvenlik koşullarının kötüye gittiğine işaret ederek vatandaşlarına yürüyüş, protesto ve kamusal toplanmalardan kaçınmalarını öğütledi.
Polonya, Fransa’ya yönelik genel seyahat tavsiyesini değiştirmemekle birlikte ziyaretçilerin eylemlerin sürdüğü bölgelerden uzak durmasını talep etti.
Hollanda, son olarak 7 Ekim’de güncellediği seyahat notunda vatandaşlarını gösteri alanlarına yaklaşmamaları konusunda uyardı.
İskandinav ülkeleri Danimarka, İsveç, Finlandiya ve Norveç de benzer duyurular yayımlayarak Fransa’daki yurttaşlarının eylemlerden kaçınmasını ve yerel makamların yönlendirmelerini takip etmesini istedi.

Bu haber için yorumlar kapalıdır.