Bazı Roma yolları kırma taş, kireç harcı, çakıl ve kaldırım taşlarının birlikte kullanılmasıyla inşa edildi. Yollardaki trafik büyük ölçüde yürüyen insanlardan, at, eşek, katır ve deve gibi hayvanlardan ve hayvanların çektiği arabalardan oluşuyordu.
Roma mühendisleri yolları mümkün olduğunca düz inşa etmeye çalıştı. Roma’nın güneyindeki Via Appia bunun en bilinen örneklerinden biri oldu.
Ancak araştırma, yolların yalnızca coğrafi koşulların izin verdiği bölgelerde düz olduğunu gösterdi. Belçika, Fransa’nın kuzeyi ve İtalya’daki Po Ovası gibi düz alanlarda doğrusal güzergâhlar kurulurken, dağlık bölgelerde yollar araziye uyum sağladı.
Brughmans, Romalıların yol yapmak için dağların yerini değiştirmeye çalışmadığını, onların da doğaya boyun eğmek zorunda kaldığını ifade etti.
MODERN OTOYOLLAR ANTİK YOLLARI İZLİYOR
Roma yollarının büyük bölümü, Batı Roma İmparatorluğu’nun 476 yılında yıkılmasından sonra da kullanılmaya devam etti. Bazı güzergâhlar Orta Çağ boyunca temel ulaşım hatları olmayı sürdürdü ve önemini demir yollarının ve modern otoyolların geliştiği 19’uncu ve 20’nci yüzyıllara kadar korudu.
Araştırmacılar, günümüzdeki birçok kara yolunun antik Roma güzergâhlarını takip ettiğini de belirledi.
Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri, İspanya’nın güneyindeki Cadiz’den Pireneler’e uzanan Via Augusta oldu. Antik yol, Tarragona ile Barcelona arasındaki Arc de Berà zafer takının altından geçiyor ve büyük ölçüde günümüzdeki N-340 kara yoluyla aynı güzergâhı izliyor.

Bu haber için yorumlar kapalıdır.