Trump, 1 Mayıs’ta imzaladığı kararnameyle Küba’ya yönelik yaptırımların kapsamını genişletti. Düzenleme, Küba’nın enerji, savunma, madencilik, finans ve güvenlik sektörlerinde faaliyet gösteren yabancı kişi ve şirketlere de ikincil yaptırım uygulanabilmesinin önünü açtı.
Kararın ardından bazı uluslararası taşımacılık şirketleri Küba’ya yönelik rezervasyonlarını askıya aldı. Bu durum yakıtın yanı sıra santrallerin çalışması için gereken yedek parça ve diğer malzemelerin ülkeye ulaştırılmasını da zorlaştırdı.
ABD, bugünkü son elektrik kesintisinden bir gün önce Küba’nın nikel sektörü ve askeri kuruluşlarıyla bağlantılı 11 kurum ve yetkiliye daha yaptırım uyguladı. Yaptırım listesine nikel kaynaklarıyla bağlantılı dört kamu kuruluşu, askeri araştırma ve silah sistemleri üzerinde çalışan dört işletme ile üç askeri yetkili dahil edildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, söz konusu yapıların Küba halkı zarar görürken ülke yönetimindeki seçkinleri zenginleştirdiğini savundu. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez ise yaptırımların ülkedeki kıtlığı ağırlaştırdığını ve insan ölümlerine yol açtığını belirtti.
Yeni yaptırımların son şebeke çöküşünü doğrudan tetiklediğine ilişkin bir bulgu bulunmuyor. Ancak petrol ithalatının azalması, yedek parça teminindeki güçlükler ve ekonomik kısıtlamalar, elektrik sisteminin arızalara karşı dayanıklılığını zayıflatıyor.
TRUMP: KÜBA SIRADA
Trump, mart ayında Küba’nın çöküşün eşiğinde olduğunu savunmuş ve Washington’ın ülke konusunda yakında harekete geçeceğini söylemişti.
ABD Başkanı daha sonra yaptığı bir konuşmada ”Küba sırada” ifadesini kullanmış ancak atılabilecek adımlara ilişkin ayrıntı vermemişti. Trump ayrıca Küba yönetiminin ABD ile anlaşma yapmak zorunda kalacağını ileri sürmüştü.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ise Washington’ı ülke ekonomisini boğarak halkı teslim olmaya zorlamakla suçladı. Havana yönetimi, ABD ile görüşmeye açık olduğunu ancak ülkenin siyasi sistemi ve iç işlerinin müzakere konusu yapılamayacağını belirtiyor.

Bu haber için yorumlar kapalıdır.