Yapay zekanın tarih yazımındaki rolü sadece askeri şifreleri çözmekle sınırlı kalmıyor.
Teknoloji, milyonlarca ortaçağ el yazmasının taranmasında ve fiziksel olarak açılması imkânsız antik metinlerin gün yüzüne çıkarılmasında kullanılıyor.
Vezüv Yanardağı’nın MS 79 yılındaki patlamasında karbonlaşan ve fiziken açıldığında parçalanma riski taşıyan Herculaneum papirüsleri, X-ışınları ve yapay zeka algoritmaları yardımıyla inceleniyor.
İtalya’daki araştırmacılar, haziran ayında bu yöntemle etik konulu bir risaleyi sanal ortamda tamamen açmayı başardı.
Paris’teki Ecole Pratique des Hautes Etudes uzmanı Daniel Stoekl Ben Ezra’nın yürüttüğü bir diğer projede ise 10 milyon sayfalık İbranice el yazması dijital ortama aktarılıyor.
Yahudi tarihi ve kültürüne dair arama yapılabilir geniş bir veritabanı kurmayı amaçlayan Ben Ezra, bu hacmi hiçbir insanın tek başına işleyemeyeceğini vurgulayarak hedeflerini “geçmişin devasa bir Facebook’unu kurmak” benzetmesiyle anlattı.
Paris’teki tarihi Notre Dame Katedrali’nde de benzer bir çalışma yürütülüyor. e-NDP projesi kapsamında bir yapay zeka sistemi, katedralin ortaçağ arşivinden 14 bin 600 sayfalık Latince noteri tutanağını çözmek üzere eğitildi.
Projeyi yöneten tarihçi Julie Claustre, metinlerin kısaltmalarla dolu idari ve teknik bir dille yazıldığını, karakter tanıma oranının yüzde 88 ile 94 arasına ulaştığını bildirdi.
Claustre, katedralin gündelik yaşamı, inşaat süreçleri, personeli ve sahipsiz çocukların bakımı hakkında benzeri görülmemiş bilgiler sunan bu çalışmanın insan eliyle onlarca yıl alacağını vurguladı.
Tarihçiye göre teknoloji sadece zaman kazandırmıyor, araştırmacıların geçmişe bakış ve soru sorma yöntemlerini kökten dönüştürüyor.

Bu haber için yorumlar kapalıdır.